Belgrad'da gençlik kazandı, düzen yıkıldı
Yolsuzluğa batmış, baskıcı ve otoriter Aleksandar Vučić’in 14 yıllık iktidarı, erken parlamento seçimlerinde “Öğrenci Listesi” adlı hareketin karşısında büyük bir yenilgi aldı. Rekor bir katılımın gerçekleştiği seçimde öğrenciler, Vučić’i pazar gecesi yenilgiyi kabul etmeye mecbur bıraktı. Son aylarda tüm dünyada tanıklık ettiğimiz hareketler gibi, Sırbistan’da yaşananlar da bize birçok şey öğretiyor.
SİYASETİ SOKAKTA ÖĞRENDİLER
Öğrencilere bu zaferi getiren kıvılcım, iki yıl önce Novi Sad şehrindeki tren istasyonunda yaşanan ve 16 kişinin hayatına mal olan sundurma çökmesi faciasıydı. Bu olay, yozlaşmış sistemin bizzat halkın üzerine çöküşü oldu. Hayatını kaybedenlerin adaleti için sokaklara dökülen öğrenciler, iki yıl boyunca amansız bir polis şiddetine, medyayı elinde tutan devasa bir propaganda çarkına ve karalama kampanyalarına boyun eğmedi.
Bu iki yıllık mücadele, gençlerin sokakta kurduğu bir siyaset alanına dönüştü. Geleneksel ve atıl kalmış muhalefetin aksine deneye yanıla siyaset yapmayı öğrendiler. Kampüslerden meydanlara örgütlenerek kendilerini siyasetin öznesi haline getirdiler ve 14 yıllık bir korku imparatorluğunu yıktılar. “Böyle bir dünyada yaşamak istemiyoruz” fikrinin etrafında birleşerek değişimin ancak tabandan, inatla ve dayanışmayla gelebileceğini tüm dünyaya gösterdiler.
FAKÜLTELER İŞGALDE, KARARLAR PLENUMDA
Seçim zaferinin arkasındaki iki yıllık mücadeleden çıkarılması gerekilen dersler var. Öğrenciler fakülteleri işgal edip dersleri durdurdu ve hareket adını da buradan aldı: “Studenti u blokadi”, yani Blokajdaki Öğrenciler. Talepler açıktı: istasyon belgelerinin yayımlanması, gözaltındaki öğrencilerin serbest bırakılması, saldırganların yargılanması ve üniversite bütçesinin artırılması.
Kararlar liderlerle değil, plenumlarla alındı. Plenumlar, her fakültede herkesin eşit söz ve oy hakkına sahip olduğu açık meclislerdi. 2011 Belgrad işgallerinden miras kalan bu model iki yıl boyunca dağılmadı.
Mücadeleleri sonuç verdi. Ocak 2025’te Başbakan Miloš Vučević istifa etti. Devlet Başkanı Aleksandar Vučić ise eylemlerin arkasında “yabancı müdahale” aramayı sürdürdü. Erken seçim talebini yükselten öğrenciler, baskılar ve polis şiddetiyle karşılaştı ama geri adım atmadı. Eylül’de Vučić istifa edip erken seçime gitmek zorunda kaldı.
Öğrenciler kendileri aday olmadı. Listelerine akademisyenleri, doktorları ve siyaset geçmişi olmayan isimleri yazdılar. Sahaya da 11 maddelik bir programla çıktılar. Program, yolsuzlukla mücadeleden kamu yayıncısının siyasi kontrolden kurtarılmasına kadar uzanıyordu.
25 Ekim’de yüzde 69’a yaklaşan katılımla yapılan seçimde, Öğrenci Listesi meclisteki 250 sandalyeden 140’ını kazanarak çoğunluğu elde ederken, sandalye sayısı 103’te kalan Aleksandar Vučić yenilgiyi kabul etti.
BİZE NE ANLATIYOR?
Sırbistan, tüm dünyaya öfkenin nereye varabileceğini gösterdi. Hareketin gücü üç şeyden geldi. Birincisi, öfkeyi somut ve herkesin anlayabileceği taleplere çevirdi. İkincisi, kararları tepeden değil, tabandan ve eşit söz hakkıyla aldı. Üçüncüsü, kampüsün duvarlarını aştı. İşçilerden emeklilere, çiftçilerden öğretmenlere kadar toplumun bütün kesimlerini aynı zeminde buluşturdu.
Çürümüş düzenin en çok korktuğu şey de tam olarak bu: örgütlenen, dağılmayan ve değişime hasret bir gençlik. Novi Sad’da çöken sundurmanın enkazından, bütün bir düzeni yerle bir eden bir hareket doğdu.
Biz de Ünlem Kolektifi olarak “Öğrenciler kazanıyor!” diyen Sırbistanlı sıra arkadaşlarımızı selamlıyoruz. Plenumlar Belgrad’da mümkünse, forumlar da Galatasaray’da mümkün!