Sömürü ve baskı, bu rejimin politikası
İkilemlerin olduğu bir sıkışmış siyasetin içindeyiz. Çelişkiler kendini sürekli gösterirken düzen siyasetinde sorunların sorumluluğu Saray rejimini teğet geçiyor. Her yeni krizin faturası, Saray’ın içinden birkaç yandaşın feda edilmesiyle kesiliyor. Krizlerin içinde, ikilemlerin arasında, başka bir dünyada yaşamak isteyenler ötekileştiriliyor ve baskı altında var olmaya çalışıyor. Bu noktada, başka bir dünyayı hayal etmeden önce bu dünyanın halini gözden geçirelim.
BU SEFİL HAYATI YAŞAMAK ZORUNDA DEĞİLİZ
İşçi katliamlarının ana merkezi haline gelen Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen göçükte 5 madenci yaşamını yitirdi. Bu katliam yaşanırken iktidar, bir açıklama yapmak, bir sorumluluk almak yerine halkın malını, parasını ve iradesini gasbetmeyi sürdürüyor.
SUÇLUNUN KİM OLDUĞUNU HEPİMİZ BİLİYORUZ
Bir emekli eylem sırasında “İnsanca yaşamak istiyoruz” diyerek intihar ederken, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya fon vurgununa yatırdığı 63 milyon liradan 2,2 milyar lira kazançla çıkabiliyor. Saray rejiminin içinde “bana da, bana da” diyen bir avuç yandaş ceplerini doldururken gerçek işsizlik 12,6 milyonu geçmiş durumda. Her şey ortada, madende can veren işçiler, insanca yaşayamadığı için canına kıyan emekliler, iş bulamayan milyonlar ve bütün bunların üzerinde servetine servet katan bir avuç yandaş. Tüm bunların yanında bu rejim baskıdan, yolsuzluktan ve sömürüden vazgeçemiyor, çünkü vazgeçtiği an yıkılacağını biliyor. Beslemesi gereken tarikatlar, tatmin etmesi gereken yandaşlar ve sözünü dinlemesi gereken Trump gibi liderler olmadan ayakta duramıyor. Emekliden emekçiye, kadından öğrenciye toplumun tüm kesimlerini biçmek, artık bu rejimin ekonomi politiğinin ta kendisi.
HER NE OLURSA OLSUN BU REJİM GÖNDERİLECEK
Bu krizler ve bu ikilemler karşısında gençlik tavrını koymaktan çekinmiyor. Geçtiğimiz hafta içinde üniversitemizden arkadaşlarımızın da olduğu İstiklal Caddesi’ndeki eylemde Soma katliamı protesto edildi. Rejimden aldığı meşruiyetle arkadaşlarımıza şiddet uygulayan iktidar aparatlarına rağmen gençlik sesini her yerden duyurmaya devam edecek. Böyle bir dünyada yaşamak istemiyoruz diyenlerin sesini bastırmaya çalışan tüm baskılara karşı kampüste, sokakta ve meydanda yan yana durmaya devam edeceğiz.