Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

Sayı 25 · Dosya

BİR ERASMUS ÖĞRENCİSİNİN GÖZÜNDEN FRANSA’DAKİ EĞİTİM KRİZİ: Eğitimden bütçe kesip savunmaya aktarılıyor

20 Mayıs 2026

Fransa’da son haftalarda eğitim alanında art arda grevler, blokajlar ve öğrencilerden üniversite emekçilerine, üniversite bileşenlerinin organize ettiği genel kurullar düzenleniyor. Hareketin görünür çıkış noktalarından biri Marsilya’daki liseler oldu. Mart başından itibaren birçok lisede öğrenciler dersleri boykot etti, okul girişlerinde blokajlar kurdu. Öğretmenler ve eğitim çalışanları da bu eylemlere katıldı. Marsilya’daki yürüyüşlerde öne çıkan başlıklar şu şekilde: Dört bin öğretmen kadrosunun kaldırılmaması, sınıf kapatmalarının durdurulması, öğretmen dışındaki personel için de yeterli kadro açılması ve eğitim bütçesinin artırılması. Bu tepkilerin arkasında ise 2026 bütçesi yatıyor. Sendikalar, yıllardır öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, yetersiz destek personeli ve ağırlaşan çalışma koşullarıyla işleyen sistemin yeni kesintilerle daha da zorlanacağını söylüyor. Hükümet eğitim bütçesindeki kesintileri öğrenci sayısındaki düşüşle gerekçelendirirken öğretmenler ve sendikalar aynı dönemde askeri harcamalardaki artışa dikkat çekiyor.

EĞİTİMDEN BÜTÇE KESİP SAVUNMAYA EK YATIRIM

Macron hükümetinin açıkladığı plana göre, 2026-2030 arasında savunma bütçesine 36 milyar euroluk ek kaynak ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, 2023’te kabul edilen 413 milyar euroluk askeri program bütçesine eklenecek. Öğrencilerin ve sendikaların açıklamalarında, eğitim ve diğer kamu hizmetleri kaynak kaybederken ordunun bütçesinin büyütülmesi hükümetin politik önceliği olarak okunuyor. Aynı bütçe çerçevesinde kamu hizmetlerinde 17 milyar euroluk kesinti öngörülüyor: Sağlıkta 5 milyar euroluk daralma planlanıyor. Senato’daki Komünist grubun girişimiyle kurulan soruşturma komisyonunun 2023 yılına ilişkin hesaplaması, şirketlere verilen vergi avantajları ve sosyal prim muafiyetleri gibi kamu desteklerinin en az 211 milyar euroya ulaştığını ortaya koyuyor. 2026 savunma bütçesinin 57,1 milyar euroya çıkarılması da eğitim alanındaki tepkilerin başlıca referanslarından biri olarak öne çıkıyor.

KESİNTİYE KARŞI TEPKİLER ULUSAL GREVDE BİRLEŞTİ

Bütçe kesintilerine karşı Marsilya’dan başlayan ve üniversitelere kadar uzanan bu tepkiler, 31 Mart’ta ülke çapında bir grev gününde birleşti. Son haftalarda Fransa’nın farklı bölgelerinde süren yerel mobilizasyonlar, 31 Mart çağrısıyla ortak bir zemine taşındı. Grev çağrısında bulunan eğitim sendikaları, 2026 bütçesinin kamu eğitimini daha da zayıflatacağını belirterek kadro kesintilerinin durdurulmasını, yeni istihdam yaratılmasını ve ücret artışı talep etti.

BORDEAUX MONTAIGNE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ

Eğitim bütçelerindeki kesintilerden doğan tepkileri bu dönem değişim öğrencisi olarak bulunduğum Bordeaux Montaigne Üniversitesi’nde de yakından gözlemlemek mümkün. Son haftalarda öğrenciler ve çalışanlar birkaç kez genel kurul yaptı. Üniversite yönetimi Aralık ayında 5,4 milyon euroluk açık veren bir bütçe kabul etti. Ardından yaklaşık 12 bin saatlik dersin kaldırılacağı açıklandı. Üniversite içindeki açıklamalarda bu kesintinin yaklaşık 60 öğretim elemanının işine denk düştüğü belirtiliyor. Aynı süreçte 30 sözleşmeli çalışanın sözleşmelerinin yenilenmeyeceği de duyuruldu.

Üniversite içindeki öğrenci ve çalışan metinlerinde, bu kararların sonuçları çok somut biçimde anlatılıyor. Lisans ve yüksek lisans programlarında kontenjanların azaltılmasından, haftalık ders saatlerinin düşmesinden, hatta bazı bölümlerin kapanmasından söz ediliyor.

“BİR YER, BİR EURO, BİR KADRO DAHA EKSİLMESİN”

Öğrenci kolektifleri ve bazı sendikal yapılar, Bordeaux Montaigne’de yaşananları Marsilya’daki liselerden Toulouse’daki üniversite toplantılarına kadar uzanan daha geniş bir hat içinde görüyor. Onlara göre aynı dönemde hem devlet üniversiteleri ve liseler kaynak kaybediyor hem de askeri bütçe büyüyor. Bu yüzden Université Bordeaux-Montaigne’de yapılan çağrılarda da “Bir yer, bir euro, bir kadro daha eksilmesin.” deniyor.

Üniversitede yönetime yönelik eleştiriler de yalnızca kesintilerin miktarıyla sınırlı değil. Öğrenci açıklamalarında, rektörlük denetimi tehdidinin bir baskı aracı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Yönetimin, bu kemer sıkma kararları uygulanmazsa üniversitenin daha sert bir idari müdahaleyle karşılaşabileceğini söylemesi, bazı öğrenciler ve çalışanlar tarafından bir tür şantaj olarak değerlendiriliyor. Genel kurullarda bu yüzden yalnızca bütçe değil, üniversitenin nasıl yönetildiği ve kararların kimler adına alındığı da tartışılıyor.