Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

Sayı 17 · Dosya

Gazeteciler susmaz halk teslim olmaz!

24 Mart 2026

Geçtiğimiz günlerde gazeteci İsmail Arı 3 ay önceki haberleri gerekçe gösterilerek bayram ziyaretine gittiği Tokat’ta gözaltına alınıp Ankara’ya getirildi ve tutuklandı.

6 Şubat depremi döneminde çadır satan Kızılay’ı ifşa eden, tarikat ve cemaatler tarafından işlenen onlarca suçu ortaya çıkaran İsmail Arı’nın tutuklanması için bir yargı süreci yürütüldü. Arı henüz gözaltındayken dahi dosyası yeni tweet ve haberlerle genişletildi ve ardından savcılık İsmail Arı’yı tutuklamaya sevk etti.

Bu yaşanan; saray rejiminin keyfi, hukuksuz, hiçbir meşruluk kaygısı taşımayan tutuklamalarından yalnızca biri. Memleketimizin durumu her geçen gün gazeteciler için daha yaşanmaz bir hal alıyor. Baskıcı tek adam rejimi kendine tehdit gördüğü herkesi ev baskınlarıyla, gözaltılarla, tutuklamalarla susturmaya çalışıyor.

MUHALEFETSİZ BİR ÜLKE HAYALİ

Bu baskı ikliminin temelinde, tek adam rejiminin; kendisine herhangi bir itirazın yükselmediği, her türlü denetimden uzak ve seçimlerin sadece göstermelik bir prosedürden ibaret olduğu bir Türkiye yaratma arzusu yatıyor. Rejim, kendi iktidar sınırlarını ve dayatmalarını aşan her sesi; hakkını arayan öğrenciyi, emeğinin çalınmasına karşı çıkan işçiyi, şiddete boyun eğmeyen kadını ve insanca yaşam talep eden emekliyi iktidarının tüm zor aygıtlarıyla sindirmeye çalışmakta.

İsmail Arı, Alican Uludağ ve daha birçok onurlu gazeteci örneğinde gördüğümüz üzere, bu rejime teslim olmayan, kalemini satmayan gazeteciler üzerinde ise özel bir baskı süreci yürütülüyor. Çünkü gerçek; yalanlar üzerine inşa edilen, halkın yoksulluğundan beslenen bu tek adamcı kayyım ve baskı rejimi için büyük bir tehlike oluşturuyor. On binlerce insanın öldüğü depremde hasarlı binalara onay verenlerin suçlarını, çadır satan kamu kurumu yöneticilerinin rezaletini, hepimizin vergilerini çeşitli rantlarla çalıp çırpanları, tarikat ve cemaat karanlığının kamuoyunun gözlerinin önüne serilmesi elbette rejimin istemeyeceği bir şey.

İşte tam da bu nedenle bu ülkeyi seven, demokrat, ilerici tüm kesimlerin; saraylarda bol sıfırlı rakamlı maaşlarla gününü gün eden, bu kirli düzenin bekçiliğine soyunan soytarılardan olmayan gerçek gazetecilere sahip çıkması bir zorunluluk. Gazetecileri tutuklayarak topluma “gerçeği bilme hakkınız yok” mesajı vermek isteyenlere karşı “Gerçek biziz, buradayız ve halkın gazetecisine sahip çıkıyoruz!” demek ülkemizin aydınlık yarınlarını kuracak olan gücü oluşturacak. Aynı Birgün gazetesinin hukuksuzca tutuklanan muhabiri İsmail Arı için onlarca ilde sokağa çıkması gibi.

TEK ÇÖZÜM BİRLEŞİK BİR HALK MUHALEFETİ

Burada da gördüğümüz şekilde tutuklanan gazetecilere sahip çıkan da o gazetecilerin yaptığı önemli haberlere gereken önemi yaratan da yegâne güç halk muhalefeti. Yenidoğan’da SGK’yi dolandırmak için yoğun bakım ünitelerinde öldürülen onlarca çocuk, Bolu’da yangında denetimsizlik nedeniyle hayatını kaybedenler, her gün iş cinayetlerinde katledilen onlarca işçi ve çok daha fazlası… Hepsinin sorumlularının gereken cezayı çekmesi, gerçek adaletin sağlanması ancak ve ancak halkın iradesiyle mümkün. Tam da bu nedenle tekrardan belirtmek gerekiyor: Her haber, uğrunda verilecek toplumsal mücadeleyle değer kazanır. Gazetecileri tutuklayarak toplumu susturacaklarını düşünenler tam da bu noktada yanılıyor. Halk mücadeleye devam ettiği müddetçe öğrenci, işçi, gazeteci kim tutuklanırsa tutuklansın kazanmaları mümkün olmayacak.

Bugün de İsmail Arı’nın tutuklanmasıyla tekrar ortaya çıkan, hepimizin bildiği ve her gün tekrar hatırladığımız bir gerçek var. Sorun sadece bir yargı hatası ya da tekil bir haksızlık değil, doğrudan bu rejimin kendisidir. Bu hukuksuz kuşatmanın kırılması; ancak fabrikada, sokakta, okulda ve her alanda örülecek olan örgütlü ve birleşik bir halk muhalefetiyle mümkündür. Saray rejiminin yarattığı bu karanlık, toplumun tüm dinamiklerinin ortak mücadelesiyle dağıtılacak; bu iktidar, halkın birleşik iradesiyle mutlaka yenilecektir.

Gazeteciler susmayacak, halk teslim olmayacak!