Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

Sayı 6 · Gündem

Katliam yasasına dur diyoruz!

4 Aralık 2025

AKP ve MHP milletvekillerinin güle oynaya meclisten geçirdiği Katliam Yasası yürürlüğe girdiği 2 Ağustos 2024’ten bu yana “uyutma” adı altında hayvan katliamını meşrulaştırmakla kalmadı, aynı zamanda binlerce canlıyı hayattan kopardı. Altındağ, Gebze, Mamak, Mersin, Suruç, Niğde, Ümraniye ve kamuoyundan gizlenen daha birçok belediye barınağında çok sayıda kedi ve köpek ilaç verilerek canice telef edildi.

İşkenceci zihniyetin ortağı yargı sistemi yetkilileri cezasız bırakırken katil belediyeler yaptıklarından utanmak yerine delilleri medyaya servis edenler hakkında suç duyurusunda bulundu.

2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu’na göre bakıma ihtiyacı olan ya da kısırlaştırılması gereken sokak hayvanları, tedavisi tamamlandıktan sonra alındığı sokağa geri bırakılması gerekiyordu. Sokaktaki hayvanları tedavi ya da kısırlaştırma amacı olmaksızın toplayıp yerinden etmek kanunen yasaktı. Yasa, belediyelere hem bakımevi açma hem de hayvanları toplayarak düzenli kısırlaştırma yapma sorumluluğu vermişti, fakat belediyelerin çoğu bu görevi yerine getirmedi.

20 yıl sonra Katliam Yasasıyla birlikte “topla, aşıla ve kısırlaştır, yerine bırak” metodu yürürlükten kaldırıldı. Meclis’ten geçen yasa, sokaktaki tüm köpekleri toplatarak sahiplendirilinceye kadar barınaklardaki ölüm koşullarına mahkum etti. Geçtiğimiz günlerde ise valilik, haşere ve kemirgen popülasyonundaki artışın çevresel kirliliğe yol açtığı iddiasiyla yayımladığı genelge kapsamında, sağlık ve eğitim kurumları, havalimanları, ibadethaneler, park ve bahçeler, yol kenarları ile çocuk oyun alanlarında sokakta yaşayan köpeklerin beslenmesine müdahale edilmesini istedi. Bu karar, sokaktaki hayvanların yaşam hakkına açıkça ket vururken hayvan katliamını ve işkencesini yasal hale getirdi. Katliam yasasıyla hayvanlarin yaşamlarına göz dikilmişken şimdi de besleme yasaklanarak canlıların en temel hakkı olan beslenme engelleniyor.

“Amacımız sahiplendirme” diyerek yasayı savunanlar, bugün evlerimizdeki hayvanlara müdahale etmeye, sokaktaki kedileri ve köpekleri beslememizi engellemeye çalışıyor, barınaktan hayvan sahiplenmeyi neredeyse imkansız hâle getiriyor. Yasayla birlikte toplu katliamların önü açılırken hayvanları üretenler ve satanlar son sürat “ticaretlerine” devam ediyor. Halihazırda hayvanlar, kapitalist sistemin çarklarında katlediliyor.

Güdülen her türcü politika, katliam yasasına meşru zemin oluşturmak için ortaya atılan iddialarla nefreti yönlendiriyor ve körüklüyor. Oysa suçlu olan hayvanlar değil onları hedef haline getiren, yok sayan ve tehdit eden sistemdir. Hayvanların doğru yaşam haklarına uzanan hiçbir el masum değildir. Tüm canlılar için yaşanabilir bir dünya isteğimizi vurguluyoruz. Hayvana, doğaya, insana, yeryüzüne özgürlük!

Biliyoruz ki; yaşam, sokaklar, kampüslerimiz hiçbir zaman salt insan varlığından ibaret olmadı. Okulumuzda barınan hayvanlar da bizler de bulunduğumuz kamusal alanın ayrılmaz birer parçasıyız. Hayvanların sağlıklı yaşama haklarını vurgularken okulumuzdaki kedilerimizi unutmuyor, Sokak Hayvanlanlarını Koruma Kulübünün veteriner borçlarına hepinizi desteğe çağırıyoruz.