Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

Sayı 5 · Kampüs

Saray sussun, öğrenciler konuşsun

27 Kasım 2025

Üniversitemizde geçtiğimiz günlerde yaşanan olay, üniversitelerdeki siyasal baskı düzeninin ne kadar keyfi işlediğini bir kez daha gösterdi. Üniversite ile hiçbir organik bağı olmayan bir AKP Gençlik Kolları üyesi, kişisel bağlantılar üzerinden kampüse girerek kütüphanede öğrencilere parti logolu çantalar dağıttı. Öğrenciler sınav haftasında ders çalışırken karşılarına çıkan bu siyasi propaganda; yalnızca rahatsızlık yaratmakla kalmadı, yıllardır öğrencilere uygulanan yasakların ne kadar seçici olduğunu da ifşa etti.

Türkiye’de üniversiteleri siyasetsizleştirme bahanesiyle baskı altına alan darbe artığı YÖK, kendi yönetmeliklerini öğrencilere sopa niyetine kullanırken, iktidar partisine mensup kişiler söz konusu olduğunda aynı kurallar buharlaşıyor. Siyasi propaganda kampüslerde yasaksa, bu yasak neden yalnızca öğrencilerin söz hakkını bastırmak için işletiliyor? Öğrencilerin barınma krizini, yemekhane zamlarını, taciz ve yolsuzluk iddialarını gündeme getirmesi “siyaset” sayılıp soruşturmalara konu olurken, iktidar aparatlarının kütüphaneye kadar girip propaganda yapması nasıl oluyor da görmezden geliniyor?

Eğer kampüs “siyasete kapalı” ise bu kapı kimlere, ne zaman açılıyor? Eğer yönetmelikler bağlayıcıysa neden yalnızca muhalif öğrenciler için bağlayıcı?

Bu olay bir “çanta dağıtımı” meselesi değil; üniversitenin kamusal niteliğini ve eşitlik ilkesini tehdit eden, açık bir iktidar müdahalesidir. Kampüsün kapılarının hangi gerekçeyle açıldığı, propaganda faaliyetine kimlerin izin verdiği ve bu kararın sorumluluğunun kimde olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır. Galatasaray Üniversitesi öğrencileri olarak bu kampüsü demokratik, özgür ve özerk bir alan olarak savunuyoruz. Bugün yaşananlar, bu mücadelenin neden hâlâ hayati olduğunu gösteriyor. Üniversiteler iktidarın maşası olan oluşumların arka bahçesi, öğrenciler ise iktidarın propagandalarının hedef kitlesi değildir. Yaşam alanı niteliğiyle, okullarımızda herkes özgürce ve soruşturma baskıları olmadan hakları ve geleceğini savunabilmelidir.