Basın özgürlüğüne bir ünlem koyduk
Türkiye’de basın tarihinin en karanlık, en yoğun baskı ve sansür dönemlerinden biri yaşanırken hakikati savunmaktan bir an olsun vazgeçmeyen gazeteciler ve onlara destek olan yurttaşlar 24 Ekim Cumartesi günü ülkenin dört bir yanında alanlardaydı. Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla eşzamanlı düzenlenen “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” eylemlerinde sesler bu kez sokaklardan yükseldi. Ünlem Kolektifi olarak biz de Kadıköy’de alanda, omuz omuza, ifade özgürlüğümüze ve halkın haber alma hakkına sahip çıktık.
SUSTURULMAK İSTENEN HALKIN GERÇEKLERİDİR
Türkiye’nin bağımsız haber mecralarından T24’ün, ‘LGBTİ propagandası’ gibi anlamsız bir gerekçeyle ve hukuka aykırı biçimde erişimi engellenirken en çok izlenen muhalif kanal olan Halk TV’ye tam da Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını yaptığı gün kayyum atandı. Böylece son 20 ay içerisinde toplam 10 kanal karartılmış oldu.
EĞER BİZ KONUŞMAZSAK GERÇEK KARANLIKTA KALIR
Gerçekleri yazdıkları, iktidarın ve sermayenin karanlıkta kalmasını istedikleri ilişkileri deşifre ettikleri için gazeteciler hedef tahtasına oturtuldu. Gazeteciler ev hapsi cezasına çarptırıldı, evleri basılarak gözaltına alındı ve tutuklandı.
Fon skandalına ilişkin haber yaparak ‘soruşturmanın gizliliğini’ ihlal ettiği gerekçesiyle Bahadır Özgür gözaltına alındı. Haftada iki gün imza ve yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.
Murat Ağırel, ev hapsindeyken yapmadığı haber gerekçe gösterilerek tutuklandı. Ağırel cezaevinden gönderdiği mesajda, “Şimdi kalemimi Metris Cezaevi’nin duvarlarına sürtüyorum, daha da keskinleşiyor” dedi.
Kısa bir süre sonra BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı’nın şikayetiyle “kamu düzenini bozan yalan haber yaymak” gibi anlamsız bir iddiayla bu yıl ikinci kez tutuklandı. İsmail Arı cezaevinden gönderdiği mesajda basın tarihine geçecek bu hukuksuzluğa dikkat çekerek, “En son tutuklandığımda Dünya Gazeteciler Günü’ydü. Yine yatarı olmayan bir suç iddiası ile cezaevindeyim.” dedi.
ÜNLEM KOLEKTİFİ OLARAK ORADAYDIK
Biz de sıra arkadaşlarımızla beraber karanlığa teslim olmayan gazetecilerin yalnız olmadığını haykırmak için 24 Ekim’de meydanlardaydık. Öldürülen, cezaevlerinde ve ev hapsinde özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm basın emekçilerinin mücadelesi hepimizin mücadelesidir.