Değişimin ayak sesleri sarayları sarsıyor!
Kapitalizmin ağırlaşan yüküne karşı Avrupa genelinde ayaklanmalar yeni bir mücadele hattı örüyor. Sokağa inen halk; eğitimdeki eşitsizlikten hayat pahalılığına kadar tüm talepleri yanıtsız bırakan merkez siyasete ve sermaye düzenine meydan okuyor.

FRANSA’DA TARİHİ ORTAK DİRENİŞ
Macron yönetiminin kemer sıkma politikalarına ve polis şiddetine karşı 17 Ekim’de patlak veren isyan; sendikaların, gençliğin, Sarı Yelekliler’in ve sol partilerin ortak direnişine dönüştü. Paris banliyölerinde öğretmen açığı ve bakımsız okullarla başlayan eylemler; enflasyon, ayrımcılık ve kamusal çöküşe karşı ülke çapında bütüncül bir sistem eleştirisi halini aldı. Merkez siyasetin barikatlarını yıkan bu tarihi isyana CGT’ye göre 800 bin kişi katıldı. Paris Sorbonne Üniversitesinden Sosyolog Kılavuz ve öğrenciler Hugo Brochard, Victor Carpentier ile Jonathan Barani süreci Ünlem Kolektifi’ne anlattı.
Sosyolog Kılavuz: Fransa’da Farklı Hoşnutsuzluklar Aynı Zeminde Buluşuyor
“SORUN BÜTÇE DEĞİL, SİYASİ TERCİH”
Kronikleşen öğretmen açığı ve kalabalık sınıflara dikkat çeken Kılavuz, kadro kısıntısının demografik gerekçesini eleştirerek, “Demografik düşüş öğretmen sayısını azaltmak yerine sınıfları küçültmek için kullanılabilirdi. Mesele bütçe değil, bir siyasi tercih” dedi. İktidarın ve sağ siyasetin tartışmayı LFI ile güvenlik eksenine çekerek gençliğin iradesini yok saydığını belirten Kılavuz’un yanı sıra; Hugo Brochard (Université de Corse) hareketin beslenme ve barınma sorunlarıyla büyüyüp işçiler ve çiftçilerle yayılan toplumsal bir itiraza dönüştüğünü vurguluyor. Victor Carpentier (Université Catholique de Lille), hareketin sektörel talepleri aşarak bütçe önceliklerini ve ekonomik düzeni hedef alan siyasi bir boyut kazandığını ve nasıl bir toplum modeli istendiğini tartışmaya açtığını aktarıyor. Jonathan Barani (Université Ephec Bruxelles) ise Sarı Yelekliler’den bu yana süregelen temsil krizine işaret ederek işçi, öğrenci ve eğitimcilerin sosyal adalet, bölüşüm ve demokrasi etrafında birleşmesi gerektiğini savunuyor.
KITAYI SARAN ORTAK ÖFKE: AVRUPA’DA SAĞ HÜKÜMETE İSYAN
İtalya’da Genel Grev Çağrısı Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümetine karşı savaş harcamaları, kamu kesintileri ve İsrail’e verilen destek gerekçesiyle eylemler düzenlendi. Roma’da CGIL çağrısıyla toplanan 100 bini aşkın kişi adına Genel Sekreter Maurizio Landini, 20 Kasım’da genel grev ilan etti. Milano, Bologna ve Torino’da meydana çıkan gençlerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanırken, Başbakan Meloni eylem hakkını meşru bulduğunu ancak şiddeti kınadığını açıkladı.
PORTEKİZ: BARINMA KRİZİ VE PAHALILIK
Yükselen kiralar, düşük ücretler ve hayat pahalılığına karşı CGTP çağrısıyla binlerce kişi sokağa indi. Başkent Lizbon’daki Rossio Meydanı’nda çadır kurarak eylemi geceye taşıyan kitlelerin yanı sıra Porto ve Coimbra’da da yürüyüşler düzenlendi.
ARNAVUTLUK TEKRAR AYAKTA
Harçlar, yetersiz eğitim ve hayat pahalılığına karşı süren protestolar gençlerin tepkisiyle alevlendi. Tiran’da Eğitim Bakanlığı önünde polisle tansiyon yükselirken yaralanan göstericilerin görüntüleri basına yansıdı.
ABD’DE “NO KINGS” PROTESTOLARI VE VANCE’İN SİYASETİ
Trump karşıtı “No Kings” protestoları, 3 Kasım ara seçimleri öncesinde New York’ta yeniden başladı. Kitleler göç, ekonomi ve seçim sistemine müdahaleleri protesto ederken Başkan Yardımcısı JD Vance, Fransa’daki olayları sol siyaset ve göçe bağlayarak ABD’yi benzer bir geleceğin beklediğini savundu.
“Mevcut sistem çökerken dünya, sağ baskının altından gençliğin ateşiyle doğan yeni bir hareketle sıyrılıyor. Tüm dünyada halk uyanışta; şahit olduğumuz bu sancılar, yeni bir oluşumun habercisi. Tam da Gramsci’nin dediği gibi: ‘Eski dünya ölüyor, yenisi doğmak için çabalıyor; şimdi canavarlar zamanı.’”