Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

ManşetSayı 28 · Gündem

Daha ne olması gerekiyor?

29 Eylül 2026

Hayat pahalılığının her geçen gün derinleştiği bu dönemde uygulanan ekonomik politikalar, toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan bir hayatta kalma kavgasına itiyor. Yıllarca bu ülkeye emek veren, ömrünün son demlerinde insanca bir yaşam sürmesi gereken emekliler, temel ihtiyaçlarına dahi erişemezken seslerini iktidara duyuramamanın çaresizliğiyle baş başa bırakılıyor. Torununa harçlık veremediği için mahcubiyet duyan ve sırtını yaslayacak kimsesi kalmayan milyonlar, insan onurunu ayaklar altına alan bir sefalete mahkûm ediliyor. Tüm bunlar, geçtiğimiz günlerde Ankara’da emekli eylemindeki intiharıyla Ali Şekeroğlu’nu aramızdan kopardı.

BU DÜZENE ALIŞMAK ZORUNDA DEĞİLİZ

Yaşanan bu trajedi tek başına bir infial yaratmaya yetecek ağırlıktayken, asıl sarsıcı olan toplumun sürüklendiği tepkisizlik sarmalı. Emekli-Sen eyleminde yaşanan bu kayıp, Saray rejiminin şatafatlı sofraları ile halka reva görülen sefalet arasındaki eşitsizliği tekrar göstermiş oldu. Buna karşın, bir insanın yaşam hakkının ve onurunun hiçe sayılması karşısında toplumsal muhalefetin refleksleri sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı kaldı.

Kolektif bir itirazın yükselmemesi, “Daha ne olması gerek?”, “Bu değilse bizi ne ilgilendirir?” ya da “Artık ne olursa bu düzen değişir?” sorularını akıllara getiriyor. Duyarsızlaşan ve bu çürümüş düzene alışan bir toplum tasarlanmaya çalışılıyor. Ancak hep birlikte bu kayıtsızlığa karşı durmamız bir zorunluluk.

BU REJİMDEN ALACAKLIYIZ!

Memlekete çöken bu toz bulutunu dağıtmak ve sessizliği kırmak adına Galatasaray Üniversitesi öğrencileri olarak harekete geçtik. GSÜ Öğrenci Meclisi’nin çağrısıyla Pazartesi günü Yiğit Okur binası önünde buluşup Ön Kantin’e bir yürüyüş gerçekleştirerek basın açıklaması düzenledik.

“Para için değil, geleceğimiz ve onurumuz için birleşelim” sözüyle yapılan açıklamada, emeklileri ölüme iten yoksulluk düzeni ile üniversitelileri geleceksizliğe mahkûm eden zihniyetin aynı olduğu vurgulandı:

“Memleketi sermayedarlara teslim etmeye çalışan bu rejimden alacaklıyız! Sürüklendiğimiz karanlık ve gasp edilen geleceğimiz ortaktır. Ömrünün son demlerindeki emekliden hayatının baharındaki gence kadar tüm halkı nefessiz bırakan bu çürümüş düzeni gençliğin birleşik mücadelesiyle aşacağız.”

Yalnızca seyirci kalmayı reddetmek, kampüslerden yükselen bu ortak itirazı hayatın her alanında kalıcılaştıracağız.

Ne olmuştu?

Emekliler, seyyanen zam başvurusunun Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından bir an önce karara bağlanması talebiyle 25 Eylül’de AYM karşısında bir araya geldi.

“İnsanca yaşamak istiyoruz” ve “Para için değil, onurumuz için” sloganlarıyla gerçekleştirilen eylem sırasında söz alan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, karşı karşıya kaldığı ekonomik çıkmazı anlatan bir konuşma yaptı. Konuşmasında “Bizi bu hale getirenler utansın” ifadelerini kullanan Şekeroğlu, yaşamına son verdi. Olay, Türkiye genelinde derin bir yankı uyandırırken üniversitelerden de iktidarın ekonomi ve emek politikalarına yönelik protestolar yükseldi.