Kampüs ne için var?
Elinizde 26. sayısını tuttuğunuz Ünlem gazetesinin kampüs sayfası birden fazla konuyu ele aldı. Bu dönem de aynı şekilde Ünlem’in ikinci sayfası bizim canlandıracağımız kampüsümüzün nabzını tutmaya devam edecek. Henüz kampüsün ikinci gününde, beraber yürüyeceğimiz uzun bir yol da varken, kampüs ve üniversite dediğimizde neyin aklımıza geldiğini vurgulamak şart.

19 Mart döneminde Saray binasında hep beraber forumlar düzenledik.
19 Mart sonrası boykot kararını ilk veren ve direnişini en uzun süre devam ettiren üniversitemizin öğrencilerinin sahip olduğu politik bilinç, kampüsümüze yeni bir anlam kazandırmıştı. Okulu gerçek bir üniversiteye dönüştürme girişimleri, 19 Mart’ın dinamizmi ile birleştiğinde kalıcı bir mücadeleye dönüştü.
Üniversitenin esas söz sahibi olması gereken öğrenciler ile diğer bileşenler ortak bir hatta buluştuğunda hepimizin sahip çıkması ve uğruna mücadele vermesi gereken bir değerin farkına vardık. Geçen sene boyunca kampüs içinde veya dışında birlikteliğimizi sağladığımız her eylem, her tartışma ve her buluşma bu ruhu temsil etti. Temsil etmeye devam edeceğinin garantisini de yalnızca biz üniversite öğrencileri verebiliriz.
Üniversiteyi akademinin dar ve steril koridorlarından çıkararak gerçek bir kampüs haline getiren her türlü çalışmaya sahip çıkmak bir bakıma görevimiz. Üniversitenin bizim olduğunu ve bizimle özgürleşeceğini hatırlatan birlikteliklerde buluşmak ve bu alanların kuruluşunda yer almak hepimiz için bir sorumluluk ve hatta bir zorunluluk.
Bu zorunluluğu yerine getirdiğimiz dolu dolu bir yıl geçirmek dileğiyle,