Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

ManşetSayı 23 · Gündem

Emeğin iradesine baskılar işlemeyecek!

5 Mayıs 2026

Dünya genelinde, Güney Amerika’nın sıcak sokaklarından Asya’nın devasa üretim merkezlerine, Avrupa’nın başkentlerinden Afrika’nın madenlerine kadar milyonlarca işçi, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı’nda meydanlara aktı. Küresel kapitalizmin yarattığı derin eşitsizlikler, her geçen gün artan enflasyon ve güvencesizleştirme politikalarına karşı yükselen bu evrensel itiraz, emeğin sınır tanımayan gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye işçi sınıfı da 2026’nın 1 Mayıs’ını, yurdun dört bir yanında büyük bir coşku, halaylar ve direniş türküleriyle karşıladı. Tarihi bir dönemeçten geçen ülkemizde; derinleşen ekonomik krizin, eriyen ücretlerin, barınma ve beslenme krizinin gölgesinde bir araya gelen on binlerce insan; ortak, eşit ve adil bir gelecek kurma iradesinin ne kadar diri olduğunu gösterdi.

1 MAYIS’TA DA CAN ALDI

Ancak alanlardaki bu görkemli coşku ve omuz omuza yükseltilen dayanışma ruhu, sistemin kan donduran karanlık gerçekleriyle bir kez daha sarsıldı. Emeğin en büyük bayramında, işçilerin kendi gününde bile sermayenin vahşi üretim çarkları durmadığı gibi, o çarklar can almaya devam etti. Güvencesiz çalışma koşulları, denetimsizlik ve bitmek bilmeyen kâr hırsı nedeniyle 1 Mayıs günü tam altı işçi iş cinayetlerine kurban gitti.

Bu acı tablonun kalbimizi en çok acıtan, en sarsıcı yanı ise o altı candan birinin henüz bir çocuk olmasıydı. “Eğitim”, “meslek edindirme” ve “staj” gibi süslü kelimelerin ardına sığınılarak, liseli öğrencileri ucuz ve güvencesiz işgücü olarak sermayenin insafına sunan MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) yapısı, bir arkadaşımızı daha aramızdan kopardı. Ünlem Gazetesi olarak ilk sayılarımızdan beri manşetlerimizden, köşelerimizden defalarca haykırdığımız MESEM gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı: Çocuk işçiliğini devlet eliyle yasallaştıran, okul sıralarında olması gereken çocukları çalışmaya mahkûm eden bu kanlı yapı, emeğin bayramında dahi dur-durak bilmeden mesai yaptı. Bu ölümler ne kaderdir ne de fıtrat! Bu cinayetler; iş güvenliği maliyetini kısmak isteyen patronların ve buna göz yuman saray rejiminin ortak eseridir. Eğitimin yerini vahşi bir sömürünün aldığı bu kölelik düzenine ne pahasına olursa olsun son vereceğiz!

MEYDANLAR KAPANDI

İstanbul’da 1 Mayıs’ın coşkusu kentin iki ayrı yakasında on binlerin katılımıyla yankılanırken, emeğin tarihi hafızası olan Taksim Meydanı’nı özgürleştirme çabası, polis barikatı ve sert müdahalelerle engellendi. Meydanları halka kapatan, bayramı emekçiye yasaklayan bu yasakçı zihniyetin bir sonucu olarak, İstanbul genelinde toplam 576 yurttaş gözaltına alındı. MESEM çarklarında ezilen, canı gasp edilen tek bir çocuğun bile kalmadığı o adil düzeni inşa edene dek durmayacağız. Sadece 1 Mayıslarda değil, yılın her gününde bu kavgayı omuz omuza büyüterek sürdüreceğiz. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın onurlur mücadelemiz!