Galatasaray Üniversitesi’nin haftalık gazetesidir.Sayı: 32 · 27 Ekim 2026 · Ücretsizdir

Sayı 19 · Kampüs

Sistemin yükü gönüllülerin omzunda

7 Nisan 2026

4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü, Türkiye’de sokak hayvanlarının karşı karşıya olduğu devasa sorunları ve hayatta kalma mücadelelerini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sundu. Ülke genelinde milyonlarca hayvan ya sokaklarda açlık ve sahipsizlikle boğuşuyor ya da kapasitesini çoktan aşmış, yetersiz barınak koşullarında yaşam savaşı veriyor. Bu durum, sokak hayvanlarının en temel hakkı olan “yaşam hakkının” ne denli bir tehdit altında olduğunu açıkça gösteriyor.

Süreci daha da kritik hale getiren karar ise Valilikten geldi. Valilik, sokak köpeklerinin toplanması için belediyelere mayıs ayınin sonuna kadar süre tanıdı. Ancak uzmanlar ve hak savunucuları büyük bir endişe içerisinde: Mevcut barınakların kapasitesi, sokaktaki hayvan sayısının çok küçük bir kısmını bile karşılamaya yetmiyor. Bu durum, sokakta kalan hayvanlar ile barınaklarda yer bulamayan hayvanlar için ciddi bir risk oluştururken açlık, hastalık ve kötü muamele vakalarının daha da yaygınlaşacağı korkusunu tetikliyor.

Bu zorlu süreçte, sivil toplum kuruluşları, üniversite kulüpleri ve topluluklari neredeyse tüm finansal ve operasyonel yükü omuzlamış durumda. Galatasaray Üniversitesi Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü’nün durumu, mücadelenin ne kadar zor şartlarda yürütüldüğünün bir özeti niteliğinde. Kulübün tedavi ve bakım giderlerinden kaynaklanan borcu 105 bin TL’ye ulaşmış durumda. Bu ağır borç yüküne rağmen kulüp üyeleri, sokaktaki hayvanların bakımı ve barınak şartlarının iyileştirilmesi için kaynak yaratmaya çalışıyor.

Hayvan hakları savunucuları ise toplama ve öldürme odaklı uygulamaların bir “çözüm” olarak sunulmasına sert tepki gösteriyor. Sokakta yaşam hakkı elinden alınan ama barınaklarda da insani bir yaşam imkanı bulamayan hayvanlar, sistemli bir şekilde hakları gasp edilen en savunmasız grubu oluşturuyor. Bu nedenle gönüllüler, sadece farkındalık yaratmakla kalmayıp toplama kararlarının ve barınak yetersizliğinin yarattığı büyük soru işaretlerine karşı somut, yaşatmayı esas alan politikalar talep ediyor. 4 Nisan, bu yıl sokaktaki dostlarımızın geleceğine dair karamsar tablonun değişmesi için bir çağrı anlamı taşıyor.