Otopark değil, kampüs istiyoruz!
Üniversite kampüsümüzde son dönemde kontrolsüz şekilde artan araç parkları, hem öğrencilerin geçiş alanlarını kısıtlıyor hem de patili dostlarımızın hayatını doğrudan tehdit ediyor. Zaten kısıtlı olan kampüs alanı, adeta bir otoparka dönüşmüş durumda. Kampüsün en yoğun bölgelerinden biri olan Ön Kantin çevresinde, araçların gelişigüzel park etmesi nedeniyle yürüme alanları yok olma noktasına geldi.
Bu yoğunluk, sadece estetik bir kirlilik yaratmakla kalmıyor; yayaların yürüyüş yollarını kapatarak öğrencileri araçların arasından sıkışarak geçmeye zorluyor. Mevcut kısıtlı kampüs alanının bu denli verimsiz ve denetimsiz kullanımı, beraberinde görme engelli üniversite bileşenlerinin zorluk yaşamasını da beraberinde getiriyor.
Okuldaki otopark sorunu ve özellikle araçların öğrencilerin yürüme alanlarını sürekli işgal etmesi, yalnızca biz öğrencileri değil, kampüsteki kedilerin yaşam alanını da daraltıyor; hatta canlarını düzenli olarak tehlikeye atıyor.
BİR KEDİYİ DAHA KAYBETTİK
Kısıtlı alandaki bu düzensizlik ve beraberinde gelen kontrolsüz hız, ne yazık ki son olarak geçtiğimiz hafta bir canı daha kaybetmemize sebep oldu. Kedimiz, 16 Şubat’ta bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Çarpan kişinin, durumu yetkililere bildirme gereği dahi duymadan olay yerinden uzaklaştığı kaza, ancak güvenliklerin devriyesi sırasında kedinin bir arabanın altına sığınmış halde bulunmasıyla fark edildi. Kedimiz, belediye ekiplerince koruma altına alınmasına rağmen, barınaklardaki hijyen yetersizlikleri gibi ikincil ihmaller sonucu maalesef 24 Mart’ta hayatını kaybetti.
BU NE İLK NE DE SON!
Rektörlük önündeki açık uyarı tabelalarına rağmen bu küçük alanda nasıl hız yapılabildiği ve neden bu kadar çok aracın kampüsü işgal ettiği büyük bir soru işareti. Galatasaray Üniversitesi Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü üyeleri, kampüsün sadece insanlara ait olmadığını hatırlatırken; kronikleşen bu ihmallerin faturasını ağır ödediğimizi vurguluyor. Hafızalarımızdan silinmeyen diğer can kayıpları, sorunun münferit değil sistematik olduğunu kanıtlar nitelikte. Sıra arkadaşlarımız geçmiş kayıplarımızı ve durumu değiştirmeye yönelik isteklerini şu sözlerle anlatıyor:“Temmuz 2024’te aynı sebepten Cengiz’imizi kaybettik. Seneler önce, 2020 senesinde yine bir aracın dikkatsizliği sonucu Melis’imiz engelli hale gelmiş ve 1 sene sonrasında vefat etmişti. Kampüs, kedilerimizin tek yuvası. Gidecek başka hiçbir yerleri yok. Bizler daracık yollarda araçların arasından geçmeye çalışırken, onlar bu dikkatsizliğin bedelini canlarıyla ödüyor. Kulübümüzün başlıca amacı çocuklarımıza güvenli ve konforlu bir alan sağlamaktır. Daha fazla canımızı kaybetmemek için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz.”
TALEPLER NET
Öğrenciler olarak, kampüsün tüm paydaşları için güvenli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı kalabilmesi adına idari bir irade ortaya konmasını istiyoruz. Özellikle yaya trafiğinin kalbi sayılan kantin önü ve çevresindeki araç işgaline kalıcı olarak son verilmesi, daha fazla canımızı kaybetmemek için bu alanların yeniden asli sahibi olan kampüs sakinlerine iade edilmesini savunuyoruz.