“Gazetecilere özgürlük” yürüyüşüne barikat
Gazetecilere yönelik baskı ve tutuklamalara karşı basın meslek örgütlerinin çağrısıyla Kadıköy’de düzenlenmek istenen yürüyüş, kaymakamlık ve valilikten alelacele gelen kararla engellendi.
29 Mart Pazar günü saat 14.00’te yağmur ve soğuğa rağmen yüzlerce kişi Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda toplandı.
“Özgür basın, demokratik Türkiye” şiarıyla bir araya gelen bine yakın yurttaş saray rejimine teslim olmadıkları; bu çürümüş düzeni, yolsuzlukları haberleştirmeleri nedeniyle özgürlükleri elinden alınan gazeteciler İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve tutsak tüm gazeteciler için hep bir ağızdan ses yükseltti.
Rıhtıma yürümek isteyen gruba polisin izin vermemesi üzerine Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda okunan basın açıklamasında tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması talep edildi. Gazeteciler adına okunan açıklamada “Bizler korkmuyoruz çünkü okurumuzun, halkımızın bizi yalnız bırakmayacağını ve bize sahip çıkacağını biliyoruz.” diyerek tek adam rejimin baskılarına karşı halkın iradesinin önemi vurgulandı.
GAZETECİLERİN BİZE MESAJI VAR
Açıklamanın sonunda tutuklanan gazeteciler İsmail Arı, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ’ın mektupları okundu. Gazeteci Merdan Yanardağ “Özgür ve bağımsız gazeteciliği, gerçek gazeteciliği büyütmeye devam edeceğiz.” derken, Alican Uludağ “Yolumuz Uğur Mumcuların yoludur, bunun sonu mezar bile olsa cezaevi bile olsa ödeyeceğimiz bedel bizim onurumuz.” diyerek mücadele kararlılığının altını çizdi. İsmail Arı, “Benim yaptığım haberler değil, beni cezaevinde tutanlar suç işliyor.” cümlesiyle kendine ve basın emekçilerine yapılan hukuksuzluğu dile getirdi.
Saray rejimi kendi belirlediği sınırlarda “muhalefet” etmeyen herkese karşı yargıyı bir sopa olarak kullanıyor. Bu rejime teslim olmayan herkes büyük bir saldırı altında. Muhalif sesi yükselttiği için hukuksuzca tutuklanan herkese sahip çıkmak ve bu mücadeleyi tek adam rejimine karşı özgür, demokratik bir Türkiye mücadelesiyle birleştirmek hepimizin sorumluluğu olarak sonraki dönemde önümüzde duruyor.