GSÜ iktidarın arka bahçesi değildir!
İktidarın üniversiteler üzerindeki siyasal baskıları ve dayatmaları, 18 Mart akşamı kampüsümüzde düzenlenen iftar organizasyonuyla bir kez daha gözler önüne serildi
Üniversitemizde yeniden aktifleştirilen Kültür Varlıkları Kulübü, daha ilk etkinliğinde asıl niyetini gizleme gereği duymadı ve bir öğrenci faaliyetinden ziyade, iktidar partisinin gövde gösterisine imza attı. Kulüp faaliyeti adı altında düzenlenen bu iftar organizasyonuna öğrenciler haklı olarak hiçbir rağbet göstermedi. Buna karşılık, kampüsün kapıları AKP üyelerine sonuna kadar açıldı.
Etkinliğin konuk listesinde AKP Gençlik Kolları Başkanı, İstanbul İl Başkanı, milletvekilleri ve İslam İş birliği Teşkilatı Gençlik Forumu Başkanı yer alıyordu. Okulumuzdan yalnızca birkaç öğrencinin bulunduğu bu iftar, Kağıthane Belediyesi’nin araçları, envanteri ve çalışanları kullanılarak kamu kaynaklarının seferber edilmesiyle gerçekleştirildi.
Yaşananlar bilimsel ve eleştirel düşüncenin merkezi olması gereken üniversitemizin özerkliğine, saray rejiminin müdahalesinden başka bir şey değildir. Bu şebekenin amacı ise, kulüp maskesi takarak okulu iktidarın arka bahçesine ve parti faaliyet alanına çevirmektir. Ancak bilinmelidir ki; kampüslerimizi bu gerici, piyasacı ve kayyım düzenine teslim etmeyeceğiz.
SKS’NİN “ÇİFTE STANDART YOK” YALANI
Biraz hafızalarımızı tazeleyelim: Ünlem’in 8. sayısında, kampüsteki keyfi uygulamaları “Seçilmişe yasak, iktidara serbest” manşetiyle duyurmuştuk. Hatırlanacağı üzere, halkın iradesiyle seçilmiş Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sırf “siyasi kimliği” bahane edilerek bir kulüp etkinliği için okula konuşmacı olarak alınmamıştı. Bu haberimizin ardından Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) ile gazetemiz ekibi bir görüşme gerçekleştirmek zorunda kalmış ve SKS yetkilileri o masada bizlerin gözünün içine baka baka “Okulda hiçbir tür çifte standart olmadığını” iddia etmişti.
YÖNETİME SORUYORUZ: BİZE YASAK AKP’YE YASAL MI?
Şimdi okulumuzu keyfi yasaklarla yönetenlere ve “çifte standart yok” masalını anlatanlara açıkça soruyoruz: Halkın seçtiği bir belediye başkanının kampüse adım atması “siyaset” sayılıp yasaklanırken; AKP Gençlik Kolları Başkanının, İl Başkanının ve iktidar milletvekillerinin bir öğrenci kulübü üzerinden kampüste cirit atması siyaset değil midir? Öğrencilerin en ufak yan yana gelişini, her sanatsal veya kültürel adımını “siyaset” bahanesiyle engelleyen, iktidar aparatı olmayan kulüpleri keyfi denetimlerle boğan yönetim; konu AKP olunca üniversite özerkliğini neden ayaklar altına almaktadır? Okulun kendi öğrencilerine kapatılan kapıların, Siyasal İslamcılara ve saray kadrolarına göz göre göre ardına kadar açılması düpedüz çifte standart değil midir?
GSÜ ÖĞRENCİ MECLİSİ’NDEN İKTİDARA VE YÖNETİME TEPKİ
Üniversitemizi iktidarın maşası olan oluşumların oyun alanına çevirme girişimine karşı Galatasaray Üniversitesi öğrencileri sessiz kalmıyor. Konuya ilişkin “İktidarın kampüsteki temsilcilerini ifşa ediyoruz” başlığıyla bir bildiri yayımlayan GSÜ Öğrenci Meclisi, bu organizasyonun bir kulüp etkinliği değil, açık bir usulsüzlük ve siyasi propaganda aracı olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, öğrencilerin rağbet göstermediği bu paravan etkinliğin üniversiteye yönelik bir müdahale olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “AKP’nin temsil ettiği piyasacı, gerici düşünceye ve dayattığı siyasete alan açmayacağız.” Bugün yaşananlar, bu mücadelenin neden hâlâ hayati olduğunu gösteriyor. Üniversiteler, saray rejiminin siyasi şov merkezleri; öğrenciler ise iktidarın propaganda hedef kitlesi değildir. Özerk ve demokratik üniversiteyi hep birlikte kuracağız!