Eşit erişim hakkına bütçe engeli
Üniversitemizde hepimizin ortak hakkı olan eşit erişim, fiziksel engeller ve bütçe yetersizliği gerekçeleriyle sekteye uğruyor. Şehirler ve kampüsler, bireylerin farklılıkları dikkate alınarak tasarlandığında engeller ortadan kalkarken okulumuzdaki durum, görme engelli arkadaşlarımız için günlük yaşamı bir mücadeleye dönüştürüyor. Kampüsteki hissedilebilir yüzeylerden olan sarı şeritler, kampüs içi erişimin herkese mümkün kılınması amacıyla kullanılıyor. Hissedilebilir yüzeyler, görme engelli arkadaşlarımızın hayatında engeller oluşturmamak için temas yoluyla bilgi edinmelerini sağlayan erişilebilirlik önlemleridir. Peki kampüsümüzde bulunan bu yüzeyler, gerçekten işe yarıyor mu? Arkadaşlarımız; eşit, erişilebilir ve kapsayıcı kampüs için bu yüzeylerin işlevini Ünlem’e değerlendirdi.
HİSSEDİLEMEYEN YÜZEY!
Arkadaşlarımız duruma dair şunları söyledi: “Yiğit Okur Binası’ndan yemekhaneye giden yoldaki zeminin bozuk ve düzensiz yapısı nedeniyle hissedilebilir yüzeyden yararlanmak bir hayli zor oluyor. Bu hissedilebilir yüzeyler, girintili çıkıntılı yürüme yoluna yağmur ve kar yağmasıyla daha da kullanışsız hale geliyor. Düşmemize ve yaralanmamıza sebep oluyor.”
Şeritlerin hissedilmemesi dışında, bazen bir yere varmadığını da görmek mümkün. Yiğit Okur binasından yemekhaneye doğru giderken, iki kere kesilen sarı şeritlerin bir anda hiçbir yere varmayacak şekilde ayrıldığını net bir şekilde görüyoruz.
ARABALARDAN GEÇİLMİYOR
Kampüsteki tek fiziksel engel bozuk zeminler değil. Deniz tarafına park edilen araçlar, görme engelli arkadaşlarımızın bastonlarıyla yürümelerini zorlaştırıyor ve ön kantine güvenli bir şekilde ulaşmalarına büyük bir engel oluşturuyor. Arkadaşlarımız bu konu için şunları söyledi: “Bastonlarımızla yürümemizi zorlaştıran en büyük problem, ön kantine giderken karşımıza çıkan arabalar. Bu arabaların arasından geçmeye çalışarak ön kantine ulaşmaya çalışıyoruz. Araç sahiplerinin, fiziksel farklılıkları gözeterek duyarlı davranmalarını ve en azından yürüme alanlarına park etmemesini rica ediyoruz.
BÜTÇE YOKMUŞ!
“Yaşadığımız bu sorunları geçtiğimiz dönemlerde Engelsiz Üniversite Birimi’yle paylaştık ve Yiğit Okur Binası’ndan yemekhaneye kadar olan bozuk zeminin acilen iyileştirilmesini talep ettik. Ne yazık ki ‘yetersiz bütçe’ dışında bir yanıt alamadık.
KAPSAYICI BİR KAMPÜS
Öğrenciler olarak Üniversite Yönetimine empati ve kapsayıcılık çağrısında bulunuyoruz. Galatasaray Üniversitesi kampüsündeki sarı şeritlerin, zemin bozukluğu nedeniyle hissedilemez hale gelmesi erişim güçlüğü yaratmaktadır. Bu alanlarda iyileştirme çalışmalarının başlatılmasını ve deniz tarafındaki araç geçiş bölgelerine park yapılmasının engellenmesini talep ediyoruz. Arkadaşlarımız, “bütçe yetersizliğinin” kampüs içi eşit erişim haklarını ihlal etmesine izin vermeyeceklerini belirterek eşit, erişilebilir ve kapsayıcı kampüs taleplerinde ısrarcı olduklarını ve bu doğrultuda mücadele edeceklerini Ünlem’e aktardılar.
Eşit erişim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Kampüs içinde güvenli bir şekilde hareket edebilmek; eğitim hakkının ve yaşam güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.